Kendi Yolundan Çekil

Güncelleme tarihi: 7 Kas


Bu yazıyı yazmaya karar vermeden önce mental olarak sporcuların zihinlerindeki engelleri ve bu engelleri fark etmeleri nasıl sağlanabilir diye düşünüyordum. Dışsal olaylardan etkilenen bir zihnimiz var evet ama engelleri yaratan dışsal faktörler mi yoksa zihnin içindeki faktörler mi?


Sporcu kendi yolundan çekilmediği zaman zihin fiziksel becerilerini sabote eder. Fiziksel beceriler sabote edildiğinde zihin daha da kötü senaryolar yaratmakta süper bir makinaya dönüşür. Aslında kaybedilen fiziksel performans değil zihinsel performanstır.


Kendi yolundan çekilemeyenler zor yolu denemekte ısrar eder, aşırı düşünür ve aşırı analiz eder. Zirve performansı gösterme konusunda yapılan araştırmalarda sporcuların altını çizdikleri ortak bir nokta var. İki kelimeye sığdırarak buna zihin kelepçeleri demek istiyorum. Araştırmalarda görüşülen tüm sporcular zihin kelepçeleri olmadan nasıl performans sergilediklerini anlatmaya çalışıyor. Bu sporcular zihin kelepçelerini serbest bıraktıklarında kendi performanslarını uzaktan gözlemliyormuş gibi hissettiklerini; sanki otomatik pilot tuşuna basılmışçasına kolaylıkla ve zevkle sergilenen performans anını tarif ediyor. Performansınız hakkında aşırı düşünür ve aşırı analiz halinde kalırsanız veya performansınıza güvenmiyorsanız, kendi yolundan çekilmeyen birisi olabilirsiniz. Kendi yolundan çekilen biri ekstra baskı olmadan özgürce oynama tuşuna basar; sadece oyununa ve becerilerine güvenir. Burada yeni bir başlık açmamız gerekiyor sanırım: Güven.


Becerilere güven, inanç veya başkalarının size güvenmesi birbirinden farklı noktalar. Güven ve becerilere inanmak birbirlerini destekleyen güçlerdir. Güveniniz olmadan baskı altında beceri gösterme yeteneğinize inanmazsınız. Becerilerinize inancınız olmadan da zorlu bir yarışa girme konusunda kendinize güveniniz olmaz. Öyleyse önemli bir soru: İnanmak mı yoksa güvenmek mi önce gelir? Ayrıca, zirve performansınızı göstermek için bu zihinsel becerileri nasıl gelişir?


Öncelikle güven nedir ile başlayalım. Bir beceriyi geliştirmek için fiziksel ve zihinsel beceriye sahip olduğuna; antrenman ve yerinde eğitim ile bu becerilerin gelişebileceğine inanmak güvendir. İnanmak ise kararlı olmak, sonuç hakkında çok az hatta hiçbir şey düşünmeden anda kalabilmektir. Yapabileceğiniz şeyin gerçekleşmesini sağlamak için antrenmanlar yaptığınızı bilmek veya kas hafızanıza güvenmek inanmaktır. Görüldüğü gibi güven ve inanç birbirini destekleyen güçlerdir.


Özetle inanç tekrar ve antrenman yoluyla inşa edilir. Bunu takiben başarı, gelişim ve niteliklerinizin hazır hale gelmesiyle güven kendi yerini oluşturur. İnancınızda veya güveninizde eksiklik oldukça performansız düşük kalır çünkü tereddüt halindesinizdir.


Özet Formül: Fiziksel/zihinsel antrenman yapın, pratik yapın, hazırlanın, becerilerinizi test edin, analiz edin ve en baştan bu sırayı tekrar edin.


-Uzman Spor Psikoloğu Serap Aycan