Spor Psikolojisi Nedir?

Güncelleme tarihi: 7 Kas


Klasik ve sade bir tanımla başlamam gerekirse; spor psikolojisi atletik performansı etkileyen psikolojik faktörlerin ve spora katılımın sporcuları psikolojik ve fiziksel olarak ‘nasıl’ etkileyebileceğini inceleyen bir bilim dalıdır. Evet, bilimin altını özellikle çizmek istiyorum çünkü hiç de azımsanmayacak sıklıkta karşılaştığımız bir cümle var: ‘Ben psikolojiye inanıyorum’. Bu cümlenin sahipleri nispeten kibarlık göstermek için bu cümleyi kursalar da ben her duyduğumda birkaç saniye gecikmeli olarak söz sırasını alıyorum. Şaka bir yana gerçekten de psikolojinin pozitif bilim olduğunu, arkasında kanıtlar ve sağlam bir literatür olduğunu belki bizler yeterince veremiyoruz.


Spor psikolojisi fiziksel performans ile zihinsel iyi oluş halinin nasıl kesiştiğine odaklanır. Sporcu fiziksel olarak harika bir durumda olabilir ama iş performans göstermeye geldiğinde onu durduran bazı engeller vardır. Kasları yeterince iyi şekil almıştır, tekniğiniz son derece iyidir, taktik konusunda algılarınız açıktır ama tam performansına hiçbir zaman ulaşamaz. İşte burada devreye spor psikolojisi giriyor. Teknik bilgiye sahip olsanız da kaslarınız yeterince güçlü değilse, o hareketi yapamazsınız çünkü zihninizdeki o bilgi fiziksel olarak bir karşılık bulmamıştır. Bu sonuçta bir anlam vardır, nereyi geliştireceğinizi bilirsiniz: kasınızı. Fizyolojideki bu eksikliği somut olarak gördüğümüzden müdahale etmek çok daha kolaydır ancak konu psikoloji olduğunda genellikle durum fazla soyut kaçıyor. Bu nedenle zihnin de bir kas yapısı gibi çalıştığını, bilginin (yüksek stres ve endişede başarısız olurum bilgisi gibi) tek başına bir anlam ifade etmediğini fark etmek önemlidir. Potaya topu sokma bilgisi herkes de vardır. Siz potaya topu nasıl, nelere rağmen sokacağınızın antrenmanını yaparsınız. Kaslarınız, kondisyonunuz, oyun zekânız gelişsin diye antrenman yaparsınız. Peki, yüksek kaygının, düşük motivasyonun, konsantre olamamanın performansa etkisini bilen bir sporcu neden zihinsel antrenmana çok zaman ayırmaz, neden kaygılı olmamam lazım biliyorum demesine rağmen kaygısı azalmaz? Basit bir cevabı var; potaya topu sokma bilgisi yeterli değildir, tıpkı kaygılanmama bilgisinin yeterli olmadığı gibi. Burada günah keçisi aramıyoruz fakat Türkiye’de spor psikolojisi yeni gelişmekte olan bir alan ve ülkemizde verilen önemin ilk on yılında olduğumuzu söylersem sanırım yanılmış olmam. Ağır adımlarla gelişim göstermeye başlasa da yine de spor psikolojisi ülkemizde son yıllarda önemli gelişmelere imza attı. Bu noktadan sonra bizlerin spor psikologları olarak en önemli görevi, farkındalık oluşturmak ve olabildiğince sporcunun psikolojik desteğe ulaşabilmesinin önünü açmak.


Spor psikolojisindeki temel amaç mental dayanıklılık oluşturmaktır. Fiziksel antrenmanlarla fiziksel dayanıklılık oluşturmak nasıl tek bir anda gerçekleşmiyorsa, mental dayanıklılık da ciddi antrenman yapılmasını gerektirir.


Peki bir sporcu ve spor psikoloğu neler çalışır? Öncelikle spor psikologları ‘sorunlu’ sporcularla çalışmaz. Böyle bir algı var fakat bu algı günden güne değişim de gösteriyor. Psikolog sadece patolojik nedenlerle başvurulan bir danışman (hatta doktor) olarak görüldüğünden, klinik psikolojiden rahatça ayırt edilemiyor. Spor psikoloğuna gelen bir sporcunun çok büyük oranda amacı mental olarak gelişmektir. Mental gelişimin ve mental dayanıklılığın içerisinde yüksek konsantrasyon becerisi, gelişmiş benlik algısı, baskıya dayanabilme ve zihinsel esneklik yer almaktadır. Spor psikoloğuyla çalışan bir sporcu zihinsel antrenman teknikleri çalışarak bunları tek başına uygulayabilmeyi öğrenir. Bu tekniklerin arasında nefes egzersizleri, imgeleme ve iç-ses gibi göründüğü kadar kolay olmayan tekniklerin pratik uygulaması yer almaktadır. Kişiye özel olarak düşünülür, tartılır ve interaktif bir yolla kişiye uygun olarak şekillenir. Antrenman ve maç performansı arasındaki fark, önemli bir müsabaka öncesi yaşanan kaygı ve stres sporcuların spor psikologlarına başvurdukları temel nedenlerdendir. Konsantrasyon bozukluğu, motivasyon eksikliği, kaygı ve stres yönetimsizliği gibi spesifik konular ile spor ortamında her zaman karşılaşılabilir. Sporcunun mental antrenman tekniklerini kullanarak gelişimi hedeflemesi ve kriz zamanları hızlıca toparlanmayı öğrenmesi bu sebeple kritiktir.


-Uzman Spor Psikoloğu Serap Aycan